|
NE ZAMAN HUZUREVİ VEYA BAKIMEVİ? |
BEYNİMİZİ GENÇ TUTMAK -
İşleyen demir ışıldar atasözü beynimiz için de geçerlidir. Aynı kaslarınızda olduğu gibi beyniniz de rutin çalışma temposundan daha aktif bir yaşam sürerse gelişip, büyümektedir. Beyninizi genç tutmak ve hafıza kayıplarından uzak durmak için öncelikle otomatik pilota geçmiş bir yaşantı sürmemelisiniz. Her gün aynı şeyleri yapmaktan vazgeçerek beyninizi sıkı ve çalışır durumda tutmalısınız. Bu önlemler yaşayabileceğiniz hafıza sorunlarına engel olabilir. Bunu başarmanın en klasik yolu devamlı yeni bir şeyler öğrenmektir. Örneğin yabancı dil öğrenmeye çalışabilir, müzik aletleri çalmayı deneyebilirsiniz. Bulmaca çözmek hatta video oyunları bile belleği güçlendirebilir. Bilim adamları beyinin sürekli egzersiz yapması gerektiğini vurguluyorlar. Yeni meraklar edinmek, zihni sürekli yeni konularla meşgul etmek bulmaca çözmek hatta video oyunları bile belleği güçlendirebilir.
Önlemlerden biri de beslenme ve yaşam düzeninizde değişiklik yapmaktır. Az yağlı yiyeceklere ağırlık verin. Bol meyve ve sebze yiyin. Daha güçlü bir bellek için, düzenli ve dengeli bir yaşam sürdürün. Yeterli ve dengeli beslenin, iyi uyuyun, alkolü azaltın, sigara kullanmayın. Sık sık temiz havada, parklarda, ormanda yürüyüş yapın. Sosyal ilişkilerinizi koruyun, genişletin, çoğaltın. Düzenli bir kan basıncına sahip olmaya özen gösterin.
Beyni genç tutup, geliştirmenin bir diğer yolu da, kapılarını açıp, zorun üzerine gitmektir. Örnek olarak gazetede Çarşamba günleri çıkan bulmacayı çözüp, Pazar günü bulmacasında zorlanıyorsanız çözmeye devam etmelisiniz. Aynı bir maratoncu devamlı uzak olan rekor denemelerini deneyip kendini geliştiriyorsa, siz de beyninizde zorlandığınız şeyleri biraz daha fazla pratik yaparak bunu başarabilirsiniz. Bu şekilde beyninize idman yaptırıp, geliştirip onu daha zeki bir hale getirebilirsinizNE ZAMAN HUZUREVİ VEYA BAKIMEVİ?
Bazen yaşamın üçüncü baharı kötü sürprizlerle birlikte gelir. Alzheimer, demans, felç bu sürprizlerden sadece birkaçıdır. Örneğin canınızdan çok sevdiğiniz anneniz Alzheimer tanısı almış, veya babanız felç geçirmiş olabilir. Her canlı için doğal bir süreç olan yaşlılık ve beraberinde gelen kronik hastalıklar, ne yazık ki büyüklerimizi sürekli başkalarının bakımına ihtiyaç duyacakları bir duruma getirebilir.
Bu tür sorunlarla yüz yüze kaldığınızda çalıştığınız veya sizin de sağlık sorunlarınız olduğu için muhtemelen yaşlı yakınınıza bakmak üzere bir bakıcı bulmak zorunda kalacaksınız. Ancak evde bakımın zorluklarından henüz haberdar değilsiniz. Bir süre sonra örneğin Alzheimer gerçeğinden habersiz eğitimsiz bakıcıların yarattığı sorunlarla mücadele etmekten yorulacaksınız. Tıbbi destek veremeyen veya doktorun önerdiği tedavileri disiplinle uygulayamayan bakıcılar yetersiz kalmaya başlayacak. Ayrıca yakınınızın zaman ilerledikçe azalan yaşam kalitesini gördükçe mutsuzluğunuz artacak. Artık ne kendinize ne de yakınıza yetemediğiniz duygusu siz çok ağır gelmeye başlayacak. Annenizi, babanızı, eşinizi veya bir yakınınızı gönül rahatlığıyla emanet edeceğiniz bir huzurevi aramaya niyetleneceksiniz ama yüreğinizdeki çatışmalar dinmek bilmeyecek. Bilinçaltınıza yerleşmiş kasvetli, mutsuzluğun ve yalnızlığın mekanı huzurevi imajı sizi korkutacak ve sorular arka arkaya gelmeye başlayacak “Acaba anneme kötü davranırlar mı? Peki ben onu buraya bırakırsam onu terk etmiş mi olacağım? Ona iyi bakıp bakmadıklarını nereden bileceğim? Babamı huzurevine yatırdığımı duyan akrabalarım ne düşünür?”
Sizi çok iyi anlıyoruz. Yakınınızın yaşamını ve ihtiyaç duyduğu tıbbi bakımı planlarken bu soruların yanıtlarını bulmak için bocalamanız çok doğal. Çünkü sizi büyüten anne ve babanızın veya 40 yıl aynı yastığa baş koyduğunuz eşinizin bir dakika önce söylediklerinizi bile unutacağını ya da ansızın bir felç geçireceğini hiç düşünmemiştiniz. Biliyoruz ki kronik hastalıklarla birlikte yaşayan herkes hastalığın zorluklarını bizzat yaşadıkları için onların da desteğe ihtiyacı vardır. Örneğin demans, yalnızca hastalığı çeken kişiyi değil aynı zamanda aile üyelerinin hayatlarını da etkiler. Bu durumda yardım alabileceğiniz, bakımevleri ya da huzurevleri vardır. Huzurevleriyle ilgili önyargılarınızı bir kenara bırakın ve en iyisini bulmak için araştırmaya başlayın.
Unutmayın, aslında huzurevleri veya bakımevleri yakınınızın ve sizin yaşam kalitesini yükseltmek, büyüklerimizin yaşamlarını huzur içinde geçirmelerini sağlamak amacıyla kurulmuş merkezlerdir. Bakımevinden destek almaya başladığınızda ise denetimi sadece devletten beklemeyin ve bizzat aldığınız hizmetin denetleyicisi siz olun.
|