ALZHEIMER VE BUNAMA
Müzikle tedavi Alzheimer'da yaşam kalitesini artırıyor -

Uluslararası Müzikoterapi Merkezi'nin kurucusu müzisyen Dominique Bertrand, Fransız Liberation gazetesinde yayımlanan söyleşide, müzikle tedavinin birçok şeklinin bulunduğunu ve farklı durumlarda çeşitli tekniklerin kullanıldığını, bir hastalık için bile çok sayıda yöntemin uygulanabileceğini belirtti.

Bertrand, tedavisi olmayan Alzheimer hastalığı için de "müzikle tedavinin", hastanın hayat kalitesini artırmaya yönelik olduğunu vurguladı.

Dominique Bertrand, Alzheimer hastaları için daha çok şarkıların kullanıldığını, şarkılarla nefes ve hafızayı güçlendirme çalışmaları yapılabildiğini, ayrıca hastanın bir faaliyette bulunmasının sağlandığına dikkati çekti.

Müzisyen Bertrand, çalışmalarda genellikle anıların "geri çağrılması" ve yalnızlık duygusunun giderilebilmesi için hastaya yaşına uygun şarkıların dinletildiğini belirtti. (AA)
 YATAK YARALARI ÖNLENEBİLİR

Yatağa bağımlı ya da felçli hastaların en büyük sorunlarından birinin yatak yaraları olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, hastanın iki saat arayla yerinden kımıldatılmasının bu yaraların oluşmasını önleyeceğini vurguladı.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Çetinkale, yatağa ya da tekerlekli sandalyeye bağımlı insanlarda yatak yarası gelişme riskinin her zaman olduğunu belirtti.

Gerekli tedbirlerin alınması halinde tüm yatak yaralarının önlenebilir olduğunu vurgulayan Çetinkale, özellikle yoğun bakımda yatan hastalarda yatak yaralarının sık görüldüğünü ifade etti. Çetinkale, şunları kaydetti: “Yatak yaralarının yarıdan fazlası hastane ortamında, doktorun, hemşirenin gözü önünde açılıyor. Bazen hastanın yerinden kımıldatılmaması gerekiyor. Bazen alçı kalıplara sokuyoruz hastaları. Bunlarla ilgilenirken hastayı 2 saat ihmal ederseniz ya da hastayı bilerek 2 saat yerinden oynatamazsanız bu yaralar kaçınılmaz olarak açılıyor. Hastanın iki saat arayla yerinden kımıldatılması bu yaraların oluşmasını önlüyor.”

Yatak yaralarının evdeki kötü bakım şartlarından da kaynaklanabileceğini vurgulayan Çetinkale, tekerlekli sandalyedeki kişinin, seyahat ederken pozisyonunu değiştirmeyi unutması durumunda da bu yaraların açılacağını ifade etti.

Çetinkale, çok küçük ihmallerin aylarca sürecek tedavi anlamına geldiğini, bir kez yatak yarası açılan kişilerde bu yaraların tekrarlanma olasılığının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu bildirdi.

Prof. Çetinkale açıklamasında, “Doktor, hemşire, kişinin kendisi, herkesin bu konuda dikkatli olması gerekiyor. Genel olarak bakıldığında son yıllarda yatak yarası sayısında azalma var ama istenen seviyede değil. Koruma tedbirlerine daha fazla önem vermek lazım” görüşünü de kaydetti.
ALZHEIMER VE BUNAMA -

Alzheimer hastalığı, 100 yıl önce nörolog Alois Alzheimer tarafından tanımlanmıştı. Alzheimer, 51 yaşındaki bir hastasına yaptığı otopside, normalde oldukça yaşlı insanlarda bulunan çok sayıda senil plağı ve nöronların içinde, birbirine dolaşmış kıvrık protein parçalarından oluşan yığınlar belirledi. Alzheimer, bu yeni topaklı yapılarla birlikte, hastanın yaşı ve alışılmadık sayıdaki senil plaklarına dayanarak, bu hastalığın, normalde yaslılarda görülebilecek zihinsel işlev ve duygusal denge azalmasından farklı bîr durum olduğuna karar verdi.

Bunamanın tıp dilindeki karşılığı demanstır. Alzheimer hastalığıysa, bunamanın en sık nedenidir. Bunama görülen hastaların üçte ikisi Alzheimer'dan muzdariptir. Bu hastalıkta insanın ilk önce belleği bozuluyor, bunamayla birlikte zihinsel yetileri kayboluyor. Zihinsel yetiler bünyesinde, bellek, dikkat, konuşma ve gördüklerini algılamayı barındırıyor. Bu bilgiler ışığında Alzheimer'ı şöyle tanımlamak mümkündür: Alzheimer, unutkanlığın ön planda olduğu bir bunama hastalığıdır.

Alzheimer hastalığı genel olarak 3 evreye ayrılıyor. Birinci evrede, isimleri, olayları, tarihleri, eşyaların yerini unutma, kelimeleri bulamama ve yanlış kullanma, soruları tekrarlama, işine, çevresine ve hobilerine karşı ilgi yitirme gibi belirtiler görülüyor ve kişi genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemiyor. İkinci evrede, bellek kaybı belirginleşiyor; yeni hiçbir şey öğrenememe, yakınlarının isimlerini unutma, yolunu kaybetme, yıkanma, giyinme gibi günlük işlerde yardıma ihtiyaç duyma, hayal görme, depresyon, uyku bozukluğu, çabuk sinirlenme gibi ruhsal ve davranışsal değişiklikler görülüyor. Üçüncü evredeyse hasta ailesini bile tanıyamıyor, yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma geliyor
 
Bakıcı Firmaları, Danışmanlık Şirketleri, Özel İstihdam Büroları Internet Tanıtım Rehberi Bakıcı Reklam Hizmeti
Hasta Bakıcısı Reklam Hizmetleri